Şiir

O Gün 2

· 1 dakika okuma
Eski cep saati

Masada kalan şeyler var bu şiirde,
bırakılmış bir çatalın titreyişi gibi,
elmanın soyulmuşluğu kadar savunmasız.

Konuşmanın eşiğinde duran cümleler,
kapı aralığından sızan soğukla aynı yerden giriyor içeri;
kalbin üstüne denk geliyor,
hiç şaşmıyor.

Kırmızı saat yalnız zamanı göstermiyor,
kanıtlıyor onu.
Cam kırığı, plastik çiçek,
hepsi hayatta kalmanın ucuz ikameleri.
Bir dost yüzü düşüncesi
geç kalmış bir tren gibi
hiçbir yere varmadan geçiyor zihinden.

Ve ölüm
burada bir tehdit değil,
bir terbiye biçimi.
Büyütmüş, yetiştirmiş,
konuşmayı öğretmiş susarak.

Şiir, tam da dediğin yerde kalıyor:
kırılmadan hemen önce,
incecik bir akşamda,
söylenmiş ama tamamlanmamış bir cümle gibi.

Bu yazı Semender kitabında yer alıyor.
Paylaş: X Facebook WhatsApp

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.

Benzer yazılar

Şiir

Muhalif

Seni sevmek bir meydandan geçmek gibi, her adımda kimlik sorulan, her bakışta üstü aranan bir cesaret. Kalbimi cebimde taşıyorum, çünkü burada duygula...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

Bazı Şeyler

Kim öğretti sana durmadan yoklamayı, kapı eşiğinde bekleyip hayatı hesap sorar gibi çağırmayı? Bir zamanlar yan yana yürüdüğümüz gölgelerin hangi duva...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

O Gün 1

Bir yerden sonra insan, oturduğu sandalyenin ağırlığını değil kendisinin ne kadar az yer kapladığını fark ediyor, o anda başlıyor asıl anlatı; hiçbir...

· 4 dk · Kitap: Semender