Muhalif
Seni sevmek bir meydandan geçmek gibi, her adımda kimlik sorulan, her bakışta üstü aranan bir cesaret. Kalbimi cebimde taşıyorum, çünkü burada duygula...
Gecenin ve yalnızlığın diliyle.
Seni sevmek bir meydandan geçmek gibi, her adımda kimlik sorulan, her bakışta üstü aranan bir cesaret. Kalbimi cebimde taşıyorum, çünkü burada duygula...
Kim öğretti sana durmadan yoklamayı, kapı eşiğinde bekleyip hayatı hesap sorar gibi çağırmayı? Bir zamanlar yan yana yürüdüğümüz gölgelerin hangi duva...
Masada kalan şeyler var bu şiirde, bırakılmış bir çatalın titreyişi gibi, elmanın soyulmuşluğu kadar savunmasız. Konuşmanın eşiğinde duran cümleler, k...
Bir yerden sonra insan, oturduğu sandalyenin ağırlığını değil kendisinin ne kadar az yer kapladığını fark ediyor, o anda başlıyor asıl anlatı; hiçbir...
Çünkü bir üçleme ancak susarak tamamlanır, söylenmiş her şeyin içinden çekilip kalan tortuyla, nedenin artık soru olmaktan çıktığı, cevabın da yük olm...
Çünkü bir neden bitmez, sadece yer değiştirir; ilk şiirin bıraktığı yerden değil, orada artık durulamayacağı için bir adım yanından başlıyorum. Bazı ş...
Çünkü her şey bir nedenle başlar, ama hiçbir şey nedenle bitmez; o yüzden çatıyı buradan kuruyorum, düşmeden önce eğilen bir cümlenin hizasından, kırı...
Turan Bayburt’un anısına, Saygıyla... Mutluluğu tanırsın, gözün alışkındır ona; ışığı erken fark edersin, bir kapı aralığında, bir fincanın buharında,...
(Bir Kaside denemesi) Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış (Nesîb) Zaman ki kar bağladı dağ ü sahrayı serapa, Sükût indi semadan, titredi taş ile hak. Nefes buz...