Ganymedes
Gökyüzünü fazla benimsemişsin sen, belli. Bulutlarla konuşurken unuttuğun cümleler var yüzünde, ben onları gece olunca topluyorum. Her biri yarım kalm...
Gecenin ve yalnızlığın diliyle.
Gökyüzünü fazla benimsemişsin sen, belli. Bulutlarla konuşurken unuttuğun cümleler var yüzünde, ben onları gece olunca topluyorum. Her biri yarım kalm...
Bir evim olsun isterdim ama ben ne zaman bir şey düşlesem düş önce beni tartar sonra içimdeki karanlığı yoklar küçük bir ev isterdim bahçesi nemli top...
bir semender yangınla besleniyor göğsümde geceyi tutuyor annemin sessiz aynası babalar deliriyor saatlerin gölgesinde bir çocuğun kırık hayalleri küfl...
Güneş daha yüzünü yıkamadan Gece, sokağın kaldırım taşlarında bir serinlik unuttu, ben de uykumun kenarında sana ayırdığım o küçük boşluğu. Hadi… saba...
Pencereden bakınca gurbet suskun, yağmur ince ince çiziyor camı. Pembe ayakkabılarınla yürüyorsun düşlerimde, kaldırım taşları üstüne yazılmış sessizl...
İyi bilirim, kırılan her şey önce ışığını yitirir, sonra insan; içindeki sesi.. Ben çocukken öğrendim bunu, oyuncaklarımı kendim kırdım acı beni tanıs...
Beden. Mutfak. Unutulmuş. Yanmış. Çaydanlığın Dip. Karası. Zaman. Ocağın üstü. Suç. Mahalli. Suçlu. Masum. Yok. Ben. Orada. Hiç. Nefes. Kabahat. Adım....
Mutsuzluk bizim evin en eski misafiriydi; kapıyı çalmadan girer, ayakkabılarını çıkarmadan içeri çökerdi. Biz de ses etmezdik, çünkü bazı dertlerin te...
Sevgilim demeye korktuğum bir sabah vardı, Kendi kalbimin yanından geçerken selam vermedim. Biraz kırgındık birbirimize. Avuçlarımda morarmış birkaç c...