Karakız
O gün zaman kendini saklıyordu; saatler bir yere yetişme telaşını henüz öğrenmemişti. Tanışmak, iki suskunluğun birbirine değmesi gibiydi; ne soru tam...
Gecenin ve yalnızlığın diliyle.
O gün zaman kendini saklıyordu; saatler bir yere yetişme telaşını henüz öğrenmemişti. Tanışmak, iki suskunluğun birbirine değmesi gibiydi; ne soru tam...
O gün zaman kendini saklıyordu, saatler bir yere yetişme telaşını henüz öğrenmemişti. Tanışmak, iki suskunluğun birbirine değmesi gibiydi; ne soru tam...
Sonra ince bir çizgi belirdi aramızda, ne duvar kadar sert ne yol kadar açık. Bir kelime gecikti, arkasından bir diğeri gelmedi. Suskunluk ilk kez ağı...
Bir gün sesin eksildi dünyadan, Kara kara dediğin saçların çözüldü. ben önce bunu fark etmedim. Bazı yokluklar kapıyı çalmaz, içerden çekilir. Seninle...
Sokakların adımı ezberlediği biriyim, kaldırım taşlarıyla akrabayım. Geceleri karton kokar yastığım, gündüzleri vitrin camlarında kendime bakarım; bir...
Duvar diplerini mesken tutarım, çöp poşetlerinin dili benden yanadır. Geceleri sessiz yürürüm, çünkü dünya yüksek sesleri sevmez. Bazen bir kap açılır...
Beni bir avuç karanlığa bıraktılar, üzerimde tahta kokusu ve suskunluk. Bir zamanlar saçlara yaslanan ışığım şimdi küflü bir öğleden sonra gibi kırık....
Gece, kendini çoğaltan bir aynadır bakınca içimden eksilir. Yalnızlığım, uzun bir cümle gibi noktasını kaybetmiş, okudukça uzar. İçimde bir ağırlık va...
Sana yine geç geliyorum, bunu mazur gösteren hiçbir mevsim yok. Takvim yaprakları değil ben eskidim bu arada. Bir özürdür şimdi ağzımdaki, ama üstü ba...