Şiir

Alışmak

· 1 dakika okuma
Paslı eski anahtarlar

Bir kapının eşiğinde unutulmuş anahtar gibi
duruyor içimde adın;
ne açıyor ne kilitliyor,
ama her gece paslanıyor sessizce.
Zaman, cebimde taşıdığım kırık bir saat artık,
akrebi sana bakıyor,
yelkovanı senden kaçıyor;
ikisi de aynı yalanı söylüyor:
“Birazdan.”
Bir fincanın dibinde soğumuş kahve telvesi
nasıl hala konuşuyorsa falcının dilinde,
ben de susarak anlatıyorum seni
anlamaktan yorulmuş aynalara.
Yollar var içimde,
haritalarda olmayan,
üzerinden geçen herkesin
bir şeyini düşürdüğü.
Ben en çok sesimi kaybettim orada,
senin adını söylememek için.
Bir rüzgar geçiyor göğsümden,
penceresiz bir evin perdelerini savurur gibi;
belli ki bir yerlerde cam var,
ama kırılacak cesaret yok.
Bazen bir cümleye başlıyorum,
sonunu sana bırakıyorum,
sen gelmeyince
nokta koymayı öğreniyorum.
Kalbim
kendi etrafında dolanan bir cümle,
yüklemi eksik,
öznesi kaçak.
Anlamı senden ödünç,
geri veremiyorum.
Ve ben,
herkesin “alışmak” dediği şeyi
ince ince yanlış anlıyorum;
çünkü bazı yokluklar
fazla tanıdık oluyor insana.

Bu yazı Semender kitabında yer alıyor.
Paylaş: X Facebook WhatsApp

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.

Benzer yazılar

Şiir

Muhalif

Seni sevmek bir meydandan geçmek gibi, her adımda kimlik sorulan, her bakışta üstü aranan bir cesaret. Kalbimi cebimde taşıyorum, çünkü burada duygula...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

Bazı Şeyler

Kim öğretti sana durmadan yoklamayı, kapı eşiğinde bekleyip hayatı hesap sorar gibi çağırmayı? Bir zamanlar yan yana yürüdüğümüz gölgelerin hangi duva...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

O Gün 2

Masada kalan şeyler var bu şiirde, bırakılmış bir çatalın titreyişi gibi, elmanın soyulmuşluğu kadar savunmasız. Konuşmanın eşiğinde duran cümleler, k...

· 1 dk · Kitap: Semender