Şiir

Çamaşır İplerinde Unutulan Rüyalar

· 2 dakika okuma
Boş çamaşır ipinde renkli mandallar

Çürük mandalina kabuğundan sarkan
tuhaf ve yarım bir ışıkla başladım söze.
İlaçlardan kalma bir ağrı gezindi evvela
çamaşır iplerine asılı rüyalarımda.
İçimde menekşe lekesi değil,
sudan hafif, külden koyu bir gölge büyür şimdi.
Kendini unutmuş bir çocuk gibi
kendi omzuna dokunmaya utanıyor kelimelerim.

Çocukluğum bir bayram günü değil,
harçlığını kaybetmiş bir sabahın cepleri gibiydi.
Bakkala koşarken düşmüş, dizleri kabuk tutmuş
yırtık bir hatıra…
Yağmura özenen bir çocuk saçım vardı o zaman,
kimse okşamadı,
ben kendi kendime gök gürültüsünün yerine
taramayı icat ettim saçlarımı.

Şimdi büyüdüm mü bilmem;
kalbim hala annesi kayıp bir reçel kasesi
mutfak dolabının en arkasında unutulmuş.
Bazen kendime su koyuyorlar sanıyorum
oysa reçel kasesinin kaderi doldurulmak değil
kırılmak olmalı biraz da.

Bir çocuk vardı içimde adını hiç koymadım.
Dudağı külden, gözü ekim.
Konuşsa belki iyileşirdi evren,
ama o sustu.
Sessizlik pencere pervazına bırakılmış
soğumuş çorba gibi koktu odama.
Ben de kaşıklamadım,
hiçbir ses bana zorla sıcaklık yüklemesin diye.

Aşktan bahsedecek olursam,
o da tamir görmüş bir oyuncak ayı gibi
Kırık düğmelerle bakar bana.
Hiçbirimizin düğmesi tutmaz aslında,
sevmek sökülmüş yerlerden dikiş ister
ama herkes iğneden korkar.

Bu gece
kalbimi küçük bir kibrit kadar yakıyorum.
Alevi zayıf, ama inatçı.
Şehrin bütün lambaları sönebilir,
hiç kimse sokakları ezberden bilmeyebilir,
ben yine de yolumu bulurum belki
çünkü karanlık en dürüst haritadır.

Ve bil ki
hiçbir yeşilçam perdesine girmeyen bu hikaye
bembeyaz değil, kapkara da değil.
Rengi, düşlerin unutkan diliyle çizilmiş:
maviye çalan bir siyah
siyaha yaslanan bir tülbent.

İşte gece burada duruyor.
Biraz eksik, biraz yanlış,
tıpkı insan gibi.
Sen konuştukça tamamlanır,
ben sustukça çoğalır
bir pastel direniş gibi,
sessiz ama inatla renk verir.

Bu yazı Mayısın Kalbinde Bir Masal Unuttum kitabında yer alıyor.
Paylaş: X Facebook WhatsApp

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.

Benzer yazılar

Şiir

Muhalif

Seni sevmek bir meydandan geçmek gibi, her adımda kimlik sorulan, her bakışta üstü aranan bir cesaret. Kalbimi cebimde taşıyorum, çünkü burada duygula...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

Bazı Şeyler

Kim öğretti sana durmadan yoklamayı, kapı eşiğinde bekleyip hayatı hesap sorar gibi çağırmayı? Bir zamanlar yan yana yürüdüğümüz gölgelerin hangi duva...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

O Gün 2

Masada kalan şeyler var bu şiirde, bırakılmış bir çatalın titreyişi gibi, elmanın soyulmuşluğu kadar savunmasız. Konuşmanın eşiğinde duran cümleler, k...

· 1 dk · Kitap: Semender