Şiir

Delil

· 2 dakika okuma
Adalet heykeli

Gece, insanın içindeki mahkeme salonudur.
Duvarları rutubetli, yargıcı uykusuz, sanığı hep aynı kişidir: insanın kendisi.
Bir suç işlediğimi hatırlamıyorum;
ama vicdanım, hatırlamanın kendisini suç sayıyor.
Bazı günler, hiçbir şey yapmadığım halde
ellerim kirli uyanıyorum.
Sanki düşünmek bile bir eylem,
susmak da bir ihbar.
İçimde iki ses var.
Biri bağırmadan konuşuyor:
“Masumsun,” diyor,
“çünkü herkes böyle.”
Öteki fısıldıyor, ama fısıltısı daha ağır:
“Tam da bu yüzden suçlusun.”
İnsan en çok kendine karşı dürüst olmaktan korkuyor.
Çünkü dürüstlük, bir kez başladığında
geri dönüşü olmayan bir merdiven.
Her basamakta başka bir yüzüm var;
hiçbiri tam olarak bana ait değil
ama hepsi benim adımı taşıyor.
Bir iyilik yaptığımda bile
onu hangi karanlık hesapla yaptığımı düşünüyorum.
Merhamet bile şüpheli.
Belki de sadece kendimi affettirmek istiyorumdur.
Belki başkasını kurtarırken
asıl derdim kendi boğazımdaki düğümü gevşetmektir.
En korkunç an,
haklı olabileceğimi fark ettiğim an.
Çünkü haklılık,
insanı en rahat suçlu yapan şeydir.
Uykuya yatarken dua etmiyorum.
Çünkü Tanrı’nın sessizliğinden değil,
cevap vermesinden korkuyorum.
Ya bana “Evet, biliyorum” derse?
Ya suskunluğumun, erteleyişimin,
görmezden gelişimin
adını tek tek sayarsa?
Vicdan bir yara değil;
kapanmaz çünkü iyileşmek istemez.
İnsanı hayatta tutan da odur zaten:
Sürekli kanayan bir yerin varsa
ölmediğini anlarsın.
Ve ben yaşıyorum.
Bu, en ağır delil.

Bu yazı Bir Lokma Bir Hırka Bir Sokak kitabında yer alıyor.
Paylaş: X Facebook WhatsApp

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.

Benzer yazılar

Şiir

Muhalif

Seni sevmek bir meydandan geçmek gibi, her adımda kimlik sorulan, her bakışta üstü aranan bir cesaret. Kalbimi cebimde taşıyorum, çünkü burada duygula...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

Bazı Şeyler

Kim öğretti sana durmadan yoklamayı, kapı eşiğinde bekleyip hayatı hesap sorar gibi çağırmayı? Bir zamanlar yan yana yürüdüğümüz gölgelerin hangi duva...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

O Gün 2

Masada kalan şeyler var bu şiirde, bırakılmış bir çatalın titreyişi gibi, elmanın soyulmuşluğu kadar savunmasız. Konuşmanın eşiğinde duran cümleler, k...

· 1 dk · Kitap: Semender