Düzgünlük ve Takva
İşin doğruluğu neredeydi,
ben nerede dağıttım kendimi
yolun mesafesi uzun mu gerçekten,
yoksa başıyla sonu mu küs birbirine?
Kalbim yoruldu kapalı odalardan,
dikişleri sırıtık bir ahlaktan,
başkasının üzerine giyilmiş bir temizlikten.
Büyücülerin hücresinde ne işim var benim,
şu berrak sarhoşluk hangi rafta unutuldu?
Taşkınlıkla aramda bir akrabalık kuruldu mu,
düzgünlük ve takva
hangi akşamüstü aynı sandalyeye oturdu?
Nasihat kimin kulağına kaldı,
telinin üstü tozlanmış o eski saz
hangi yaraya değdi?
Dostun yüzünden sızan ışık
düşmanların kararmış kalbine
ne fayda etti ki
sönmüş bir lamba gibi duruyorum ben,
oysa güneş,
bütün mumları utandıracak kadar yanıyor
başka bir yerde.