Gölgeler
Gölgeler,
ışığın unuttuğu cümlelerdir.
Gün yürürken arkamızdan gelirler,
bazen diz boyu bir korku,
bazen omzumuza konan suskun bir kuş gibi.
Öğleye doğru incelirler,
cesaret sanılır bu halleri;
akşama doğru uzarlar,
içimizde biriken her şeyi yere sererler.
Kimseye anlatamadığımızı anlatırlar
asfaltın diliyle.
Gölgeler sadıktır,
ama mezara kadar gelmezler.
En çok da bunu kırıcı bulurum:
Hayat boyunca peşimden gelen
şeylerin bile
ölümle arama mesafe koymasını.
Belki de bu yüzden
insan en çok kendi gölgesine benzer;
sessiz,
uzayan,
ve tam tutulacakken
akşam olup dağıla