Keşke Züleyha 1
Bir kuyu var,
derinliği ölçülmemiş;
içine bakıldıkça
insan kendi sesini kaybeder.
Gömlekten söz edilmez,
ama rüzgar
ince bir kumaşı
hafızanın omzunda gezdirir.
Kapılar kapalı sayılmaz,
kilit yoktur belki;
yine de eşiğin
ayakla değil
niyetle geçildiği bilinir.
Bir bakış var,
arkasına dönüp
yol olmaktan vazgeçmiş;
öne bakıyor
ama çağırmıyor.
Rüya anlatılmadı,
yorumu da yapılmadı;
yalnızca sabah olunca
herkes
biraz daha suskun uyandı.
İftira kelimesi geçmez,
ama ses
duvarlara çarpıp
geri döner.
Ve bütün bu işaretlerin
bir araya gelip
adını söylemeden
işaret ettiği yerde
Züleyha durur;
ne isteği var
ne savunması,
yalnızca
hikayenin hala
oradan bakıyor olması.