Şiir

Kına Kokulu Sokak

· 2 dakika okuma
Sonbahar yaprakları arasında boş bir salıncak

Evladını kaybeden tüm Annelerime
Ve
Hülya’ya...

belki annemin bile ismini
unuttum bir sabah,
rüyamda eski bir sandalye ağlıyordu.
ağaç sesini tanırım ben,
kırık bir koltuk ayağından bile.
ıslık çalamayan bir oğlandım ben çocukken,
kardeşim uçurtma kesildi diye ağlardı.
bir kuşun düşüşüne benzeyen sessizlikti o,
sızan soba dumanında...
Ömrüm kısalmıştı o gün,
ama kimse fark etmemişti.

gölgeli bir cadde açılacak diyorlar yakında,
ben hep mideme bastırarak bitiriyorum cümleleri.
tanrı sadece oyun kurar bazen,
oyuncakları kırık çocuklarla.

biz şimdi delikanlı oğlanlar,
ve dantel yürekli kadınlar olarak,
kederimizin menşeini araştırıyoruz.
bu mahallenin tutanaklarını
sadece unutkan kuşlar tutuyor.
rüyasında bir dostuyla konuşan bir çocuğun,
“geldi” deyişine inanıyoruz hala.
buna inancın arka kapısı deniyor.

cam bardaklarda dedikodular soğuyor,
katili belli olmayan şarkılar yazıyoruz.
kadınlar artık ağlarken makyajlarını değil,
dünyayı siliyor yüzlerinden.
biz pastel kalemlerle ölüleri giydiriyoruz,
çünkü ölüm çıplakken çok üşür.

ey Per-i Hülya, büyük oyun arkadaşım,
şeytanım hala küsmüyor bana.
bugün tarçınlı süt yaptım,
bitkileri suladım, kiramı ödedim,
ve içimdeki çatlaktan yeni bir ses çıktı:
“devam et.”

devam ediyorum.
kalemim paslı, kalbim ütüsüz,
ama şiirlerim hala doğuruyor beni.
kar erirse belki gülümserim,
belki sadece yazarım
gülümsemek gibi, ama biraz eksik.
başka arzunuz?

Bu yazı Yengeç kitabında yer alıyor.
Paylaş: X Facebook WhatsApp

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.

Benzer yazılar

Şiir

Muhalif

Seni sevmek bir meydandan geçmek gibi, her adımda kimlik sorulan, her bakışta üstü aranan bir cesaret. Kalbimi cebimde taşıyorum, çünkü burada duygula...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

Bazı Şeyler

Kim öğretti sana durmadan yoklamayı, kapı eşiğinde bekleyip hayatı hesap sorar gibi çağırmayı? Bir zamanlar yan yana yürüdüğümüz gölgelerin hangi duva...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

O Gün 2

Masada kalan şeyler var bu şiirde, bırakılmış bir çatalın titreyişi gibi, elmanın soyulmuşluğu kadar savunmasız. Konuşmanın eşiğinde duran cümleler, k...

· 1 dk · Kitap: Semender