Sessizlik Dükkanı
Renklerim bitti anne,
Ama ben hala ölülerin yüzünü boyuyorum.
Morlar, pembeler, biraz da eski bir yaz göğü,
Yanaklarına sürüyorum,
Belki ısınır diye.
Bir kadın geçti az önce,
Eteğinin ucunda bir mezarlık rüzgarı vardı.
Saçlarını taradım, aynaya bakmadan
Çünkü aynalar hep bir şeyi eksik gösterir,
Ölüleri mesela.
Köşedeki masa hala mandalina kabuğu içinde,
Her şeyin üstüne biraz ölüm bulaşıyor burada,
Ben silmeye çalışıyorum,
Bir çocuğun hatasını siler gibi,
Nazikçe, sabırla, gözlerimle.
Bir gün sen gelirsen,
Rengine göre bir gömlek çizerim sana da,
Biraz gökyüzü, biraz süt,
Ve tam kalbinin üstüne
Küçük bir kuş koyarım,
Üşümesin diye.