Şiir

Sessizlik Dükkanı

· 1 dakika okuma
Ahşap masada kullanılmış pastel boyalar

Renklerim bitti anne,
Ama ben hala ölülerin yüzünü boyuyorum.
Morlar, pembeler, biraz da eski bir yaz göğü,
Yanaklarına sürüyorum,
Belki ısınır diye.

Bir kadın geçti az önce,
Eteğinin ucunda bir mezarlık rüzgarı vardı.
Saçlarını taradım, aynaya bakmadan
Çünkü aynalar hep bir şeyi eksik gösterir,
Ölüleri mesela.

Köşedeki masa hala mandalina kabuğu içinde,
Her şeyin üstüne biraz ölüm bulaşıyor burada,
Ben silmeye çalışıyorum,
Bir çocuğun hatasını siler gibi,
Nazikçe, sabırla, gözlerimle.

Bir gün sen gelirsen,
Rengine göre bir gömlek çizerim sana da,
Biraz gökyüzü, biraz süt,
Ve tam kalbinin üstüne
Küçük bir kuş koyarım,
Üşümesin diye.

Bu yazı Kırmızı Hayat kitabında yer alıyor.
Paylaş: X Facebook WhatsApp

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.

Benzer yazılar

Şiir

Muhalif

Seni sevmek bir meydandan geçmek gibi, her adımda kimlik sorulan, her bakışta üstü aranan bir cesaret. Kalbimi cebimde taşıyorum, çünkü burada duygula...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

Bazı Şeyler

Kim öğretti sana durmadan yoklamayı, kapı eşiğinde bekleyip hayatı hesap sorar gibi çağırmayı? Bir zamanlar yan yana yürüdüğümüz gölgelerin hangi duva...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

O Gün 2

Masada kalan şeyler var bu şiirde, bırakılmış bir çatalın titreyişi gibi, elmanın soyulmuşluğu kadar savunmasız. Konuşmanın eşiğinde duran cümleler, k...

· 1 dk · Kitap: Semender