Şiir

Yaşıyorum

· 1 dakika okuma
Fırın vitrininde ekmekler

Bana süslü cümleler getirme,
ben pazardan dönmüş yorgun kadınların dilini bilirim.
Ekmek sırasındaki suskunluğu,
bozuk paranın avuçta bıraktığı utancı.
Kelimeler bazen
bir çocuğun cebindeki bilye kadar kıymetlidir,
düşürürsen kaybolur,
bulursan bütün gün gülümsersin.

Zor zamanlardan geçtim,
televizyon açıkken aç kaldım,
pencere kapalıyken üşüdüm.
Birileri konuştu,
ben sustum.
Kurallar vardı, büyük büyük yazılmış,
ama kalbim
onları okumayı hiç öğrenmedi.
Her sabah karanlığı itekleyip
işe gider gibi hayata çıktım,
kimse sormadı
yorulup yorulmadığımı.

Yaralarım çabuk kabuk bağladı sanmayın,
bazısı hala
pazartesi sabahı gibi içimde.
Sokakta bağıran hayatı anlıyorum ben,
güneşe değen sesleri,
boğazı çatlayan insanları.
Anlamayanlar
yüksek duvarların arkasında,
yasak tabelalarının gölgesinde.

Benim tarafım belli:
dolabı boş evler,
akşamı erken çöken çocuklar,
ve “idare ederiz” diyerek büyüyen anneler.
Bir gün sorarlarsa
nasılsın diye,
yalan söylemeyeceğim.
İyiyim demeyeceğim.
Yaşıyorum diyeceğim,
o kadar.

Bu yazı Bir Lokma Bir Hırka Bir Sokak kitabında yer alıyor.
Paylaş: X Facebook WhatsApp

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.

Benzer yazılar

Şiir

Muhalif

Seni sevmek bir meydandan geçmek gibi, her adımda kimlik sorulan, her bakışta üstü aranan bir cesaret. Kalbimi cebimde taşıyorum, çünkü burada duygula...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

Bazı Şeyler

Kim öğretti sana durmadan yoklamayı, kapı eşiğinde bekleyip hayatı hesap sorar gibi çağırmayı? Bir zamanlar yan yana yürüdüğümüz gölgelerin hangi duva...

· 2 dk · Kitap: Semender
Şiir

O Gün 2

Masada kalan şeyler var bu şiirde, bırakılmış bir çatalın titreyişi gibi, elmanın soyulmuşluğu kadar savunmasız. Konuşmanın eşiğinde duran cümleler, k...

· 1 dk · Kitap: Semender